Japon Üretim Modelinin Temel Kavramları

Tam Zamanında Üretim Sistemi
Tam zamanında üretim sistemi ilk kez Japon Toyota
firması tarafından geliştirilmiş ve uygulanmıştır.
Zaman içinde bu sistem tüm dünyada kabul
görmüştür. Sistemin temeli sıfıra yakın stokla üretim
stratejisine dayanmaktadır. Sistem, artan rekabet
ortamında kesintisiz üretimi mümkün kılmakta ve
stok maliyetini ortadan kaldırmaktadır. Bu durum
üretimi biraz daha basitleştirmekle beraber kalite ve
verimliliği de artırmaktadır. Tam zamanında üretim
sisteminin temel ilkesi arka birimlerin daha ön plana
geçirilmesi ve gerekli birimlerin oluşturulması,
oluşturulan birimlerin de verimliliklerinin üst
düzeyde olmasıdır. Sistemde ihtiyaç duyulan mamul
veya parçalar en uygun zamanda ve gerekli miktarda
üretilmeye çalışılır. Ayrıca sistemde öne çıkan
birimler, ne zaman ve ne miktarda üretim yapılacağını
önceden planlamaktadır.(Acar,1992,ss:7-8) Sistemde
diğer önemli bir nokta da satış/hizmet faaliyetleri ile
tedarikçilerin senkronize olması ve tam zamanında
satın alma sisteminin çalışmasıdır. Bunun sonucunda üretimde gereksiz israf yok olacak ve maliyetlerde
önemli bir düşüş kaydedilecektir. Ayrıca gereksiz
zaman kayıpları da yaşanmayacaktır. Sistemin
uygulanmasıyla beraber esnek uzmanlaşma
sağlanacak ve üretim bandında ayrıca bir kalite
kontrol mekanizması da gelişecektir. Bununla
beraber talepteki dalgalanmalar çok yakından
takip edilmeli, gerekli değişiklikler esnek üretim
metotları ile gereken zamanlarda yapılabilmelidir.
(Tanış, 1992, ss:99-108)
Üretim sürecinde, esnek uzmanlaşma
sayesinde hatalı mal üretimi azalmakta ve
motivasyon artırılmaktadır. Bununla beraber iş
doyumunda da bir artış gözlemlenmektedir.. Tam
zamanında üretim sistemi küçük ölçekli
işletmelerde daha kolay uygulanmakta ve uyum
süreci daha kısa olmaktadır. (Tavmergen, 1998,
ss:94-97)
Kalite Çemberleri
Firmalarda işçilerin kendi hareket alanları, asıl
olarak üretimin yapıldığı yerlerdir. Bu alanlardaki
çalışanlar, yapılacak işler için bir takım
iyileştirmeleri kendi kararları doğrultusunda
yapabilirler. Bunun için 8-10 kişiden oluşan küçük
takımlar kurarak ve periyodik toplantılar yaparak
projeler üretebilirler ve de verimliliklerini
artırabilirler. Bu durum çalışanların şirketleriyle
kendilerini özdeşleştirmelerini sağlar ve
paralelinde iş doyumu, performans, verimlilik
artışı sağlanır. Bu çerçevede kalite çemberleri,
“çalışanların yaptıkları işle ilgili çeşitli problemlerin
kaynaklarını ve sebeplerini, birlikte çalışarak ve
periyodik toplantılar yaparak araştıran ve çözen,
ayrıca tepe yönetimine rapor eden gönüllü kişilerden
oluşan gruplardır.” diye de
tanımlanabilir.(Dinçer,1992,ss:182 ) kalite çemberleri,
çalışanların aidiyet duygularını geliştirmekle beraber
üretim sürecindeki karar verme sorumluluğunu da
üstlenir. Zaten aidiyet duygusunu da bu sorumluluk
yaratır. Bu durum motivasyonu açığa çıkarır. Oluşan
bu olumlu hava müşterilerin de üretilen mal veya
hizmetten tatmin olmalarını beraberinde getirir. Artan
rekabet şartlarında firmaların rekabet etme gücü de bu
şekilde artmış olacaktır.(Atilla,1999,ss:24-27)
Tasarım Kalitesi ve Müşteri Tatmini
Bir firmanın hareket alanı; tedarikçiler, müşteriler,
yatırımcılar, iş görenler ve toplumdur. Firma, bu
hareket alanı içerisinde müşterilerinin
gereksinimlerini karşılamaya çalışır. Zaten bir
firmanın en önemli hedefi müşterilerinin tatminidir.
(Gitlow,1989,ss:12) Firmanın hareket alanının bir ucu
müşterilerinin tatmini iken diğer bir ucu da
tedarikçileridir. Müşterilerin gereksinimlerinin tam
olarak tespit edilmesiyle ilgili olarak firmalar mutlaka
araştırma çalışmaları yürütmelidir. Araştırma
çalışmalarının sonucunda tedarikçi firmalarla beraber
iş birliği çerçevesinde müşterilerinin gereksinimlerini
karşılamaya yönelik ürün geliştirmek müşteri
tatminini sağlayabilmektedir. Bu süreçte de kalite göz
ardı edilmemelidir. Bu noktada Tasarım Kalitesi ön plana çıkmaktadır. Tasarım kalitesi; müşteri
araştırmaları, hizmet ve satış ziyaretleri ile başlar
ve müşteri tatminini sağlayan ürün veya hizmetin
sunulması ile devam eder. Burada önem kazanan
nokta sürekli iyileşme ve gelişme olmaktadır.
Kaizen kavramı bu bağlamda önemlidir. Bir
firmanın ürün ve hizmetlerini sürekli ve sonsuz
olarak geliştirebilmesi, müşteri araştırmaları ve
satış/hizmet analizlerinin düzgün bir biçimde
gerçekleştirilmesiyle direk alakalıdır. Satış/hizmet
analizleri, satış sırasında müşterilerden toplanan
ve müşterinin bugünkü ve yarınki
gereksinimlerini içeren verilerin toplanması ve
belirli bir sistematik içerisinde
değerlendirilmesidir. Bu değerlendirme
sonucunda üretilen malın veya hizmetin müşteri
gereksinimlerini sağlaması
gereklidir.(Şimşek,2000,ss:54-55)
Sonuç
Japon yönetim ve üretim sistemlerinde kullanılan
kavramların uygulamasında ana sorunlardan bir
tanesi de iş hayatında kullanılan ve yukarıda
anlatılmaya çalışılan kavramların karmaşıklığıdır.
Bu sistemin ana noktası, çalışanların üretim
kararlarında daha etkin hale gelmesi ve bu
etkinliğin bireysel değil de grup bazında
gerçekleşmesi ve üretim sürecinde hammadde
temininden nihai malın çıkışına kadar olan süreçte
işin daha basitleştirilerek stok maliyetinden ve
karmaşıklığından sıyrılarak hem zaman hem de
gereksiz israftan kurtuluşun sağlanmasından ibarettir.
Bu şekilde verimlilik, kalite, müşteri tatmini gibi
konularda iyileşme gerçekleştirilerek artan rekabet
ortamında rekabet gücü artırılabilecektir.
Kaynakça
1. ACAR, Nesime, Tam Zamanında Üretim, Verimlilik
Dergisi, Cilt 19, Sayı:1
2. ATİLLA, Mustafa, Standart Dergisi, Sayı 449, Mayıs 1999,
Ankara
3. DİNÇER, Ömer, Örgüt Geliştirme, Timaş Yayınları,
İstanbul, 1992
4. GİTLOW, H. S., Tools and Methods for the Improvement
of Quality, Irwın, Homewood, II., 1989
5. ŞİMŞEK, Muhittin; Standart Dergisi, Sayı:464, Ağustos
2000, Ankara
6. TANIŞ, Veysel Naci, Maliyet Muhasebesi Açısından Sıfır
Stokla Üretim Sistemi, Verimlilik Dergisi, 1992/4
7. TAVMERGEN, İge Pınar, Standart Dergisi, Sayı 438,
Haziran 1998, Ankara

Yayın Tarihi : 02.02.2012

(Yazan : Barış Koyuncu)

Dökümanı indir